Gönderen Konu: Atatürk hakkında yanlış bildiklerimiz  (Okunma sayısı 164 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kulturlu

  • Havalı Üye
  • *************
  • İleti: 13272
  • Teşekkür +3/-0
    • Profili Görüntüle
Atatürk hakkında yanlış bildiklerimiz
« : 25 Ekim 2009, 00:07:55 »
Aha tarihçilere bıraktım

 Atatürk'ün doğduğu ev olarak bilinen ev, Atatürk'ün doğduğu ev değildir. O ev, Zübeyde Hanım'ın ikinci kocası, yani Atatürk'ün üvey babası Ragıp Bey'in evidir (Fikriye Hanım'ın da amcası.)



Atatürk o evde elbette oturmuş, Manastır Askeri İdadisi'nden izinli çıktığı zamanlar gelip orada kalmış, fakat orada doğmamıştır.



O evin arkasında bulunan, elli küsur yıl önce de Selanik Belediyesi tarafından yıktırılan, daha küçük bir evde doğmuştur!



Fakat "resmi tarihçilerimiz", bu ikinci evi daha fiyakalı bulduklarından, doğduğu ev diye bunu tanıttılar!



Bomba atanların ya da "tavaf turları" düzenleyenlerin kulakları çınlasın...



Atatürk'ün 1881'de doğduğu da kesin değildir, bu tarih 1880 de olabilir.



Çünkü Atatürk, 1296 tevellütlüdür! Rumi tarihle...



Rumi 1296 yılı, miladi 13 Mart 1880 günü başlar, 12 Mart 1881 günü biter. (İstanbul'daki darbe girişiminin tarihi olan rumi 31 Mart'ın miladi 13 Nisan'a denk geldiğini bilemeyip, gericilere karşı protesto gösterilerini iki hafta erken yapan "şaşkaloz solcuların" da kulakları çınlasın...)



Nitekim Atatürk'ün doğum yılı, 1934 Soyadı Kanunu'na, kendisine yeni bir nüfus kâğıdı verilene kadar hep 1880 kabul edilmiştir! Basında ve kitaplarda böyle yer almıştır.



Kafalar o kadar karışmıştır ki, Atatürk'ün ölümünden tam bir yıl sonra, 10 Kasım 1939'da çıkarılan bir hatıra pulunda bile doğum tarihi 1880 olarak gösterilmiştir...



Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin fotoğrafındaki kişi de, Ali Rıza Efendi değildir!



O kişi, 1876'da, anayasanın ilanı üzerine Selanik'te kurulan Asakir-i Milliye taburunda görev alan gönüllü subaylardan, bilinmeyen birisidir.



Elde hiçbir Ali Rıza Efendi resmi bulunmadığından, "resmi tarihçilerimiz" bu adamı gözlerine kestirmişler ve onu Atatürk'ün babası yapıvermişlerdir...



Nitekim bizzat Atatürk'ün kendisi, Falih Rıfkı'ya, "bu bizim peder değil" demiştir!



Falih Rıfkı, Atatürk'ün bunu "alaycı bir dille" söylediğini de anlatıyor. Atatürk, dalkavuklarını adam yerine koymazdı pek... Biz hepsini milli kahraman yaptık.



Hani herşeyi "tarihçilere bırakmaya" pek meraklıyız ya... Ben de Andrew Mango, Cemil Koçak ve Ahmet Kuyaş'a sordum, bu yanıtları aldım.



Kuyaş, konuyla ilgili makalesinin üst başlığında "Atatürk'ü bilmiyoruz, öğrenmiyoruz, ezberliyoruz" demiş...



Aman Ahmet Bey, ayağını denk al, sonra yemediğin küfür kalmaz...



Bana bakma, ben alıştım!

Tags:
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
605 Gösterim
Son İleti 19 Eylül 2009, 18:14:11
Gönderen: delikanli53
0 Yanıt
134 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 22:50:12
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
141 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 22:58:37
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
111 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 23:06:50
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
99 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 23:23:50
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
97 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 23:29:08
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
105 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 23:38:52
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
104 Gösterim
Son İleti 24 Ekim 2009, 23:47:46
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
104 Gösterim
Son İleti 25 Ekim 2009, 04:08:35
Gönderen: kulturlu
0 Yanıt
93 Gösterim
Son İleti 25 Ekim 2009, 05:20:06
Gönderen: kulturlu

sayyac